İş hayatında dinlenme büyük ölçüde önemlidir. Bu nedenle işçilerin yıllık izin hakkı Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ancak iş hayatında sıkça karşılaşılan bir durum olarak bazı işverenler, işçilere hakkı olan yıllık izin kullandırmıyor. Bu durumda izin kullandırmayan işveren, taraflar arasındaki çalışma şartlarının uygulanmamasından dolayı belirli yaptırımlarla karşılaşabilir. Bu durumda işçi, İş Kanunu’na göre iş akdini feshederek kıdem tazminatı talep etme hakkına sahip olur.

 

Yıllık İzin Kullandırmama

Anayasa’ya göre dinlenme, işçinin kendi istese bile vazgeçemeyeceği bir haktır. İşverenin çalışan yıllık izin kullandırıp kullandırmaması kendi insiyatifine kalmış bir durum değildir. İşveren, sadece yıllık izin için tarih belirleme konusunda etkin rol oynayabilir. İşçi, hakkı olan yıllık iznini kullanmak istediği tarihi işverene bildirdiğinde, tarih konusunda bir sıkıntı yoksa işveren izni kullandırmak zorundadır. Aksi takdirde işçi, İş Kanunu’nda belirtilen maddeye istinaden iş akdini feshedebilir. Bu durumda ihbar süresine uymak zorunda değildir. Eğer bir yıllık çalışma süresini doldurduysa (zaten yıllık izin hakkı kazanmak için bir yıllık çalışma süresinin doldurulması gerekiyor), kıdem tazminatı da talep edebilir.

İş akdi feshedildikten sonra, işçinin kullanamadığı izin ücretlerinin işveren tarafından çalışana ödenmesi gerekmektedir. Yani izin kullandırmayan işveren, yasal olarak çalışma şartlarına uymamış demektir. Bu da işçi açısından kanuna göre ‘’işçinin hakkı nedenle derhal fesih hakkı’’ maddesi dolayısıyla haklı fesih sebebi sayılmaktadır.